S.S.S.

Sıklıkla Duyulan Kaygılara Verilmesi Beklenen Sağduyulu Cevaplar

1. Bu işler konusunda ufak da olsa bir fikrim yok.
Endişe ettiğin şey korkmayı gerektirecek ve kongreye katılımına engel oluşturacak boyutta değil. Kongrenin web sitesinde bilmen gereken her şey yazılı olarak duruyor. Özet yazım sürecinde oluşabilecek tüm soru ve sorunlarını iletişim adresinde yazılı kişi ve kurumlarla paylaşabilirsin. İlgili her konuda sana yardımcı olacağımızdan emin olabilirsin.

2. Elimde hazır bir çalışma yok ki göndereyim.
Çoğu kimsenin elinin altında zaten hali hazırda bir bildiri özeti yoktur, fakat bildiriye dönüşebilecek bir çalışmanın nüvelerine çoğu zaman sahibizdir. Yeter ki bunları nerede arayacağımızı bilelim. Mesela ödevlerimiz, lisans bitirme tezimiz, yüksek lisans tezimiz, doktora tez izleme komitesine sunduklarımız, tez-öncesi semineri dersine sunduklarımız, yıllar boyu biriktirdiklerimiz, merak ettiklerimiz, keşfettiğimiz ama bir türlü yazıya dökemediklerimiz ve daha nicesi hemen orada yanı başımızda duruyor. Onların tarihin çöplüğüne gitmesine izin vermeyiniz.

3. Kongreye katılmaktan ve fikirlerimin kendimden başka insanlarca da tartışılacak olmasından çekiniyorum
.
İlk başta herkes çekinir. Ancak bu işe karar verip bir kere yaptıktan sonra geriye bakıp er ya da geç şunu diyeceğinizden emin olabilirsiniz: Nasıl oldu da o zamanlar böylesi güzel bir mesleki etkinliğe dahil olmaktan çekinmiş olabildim ki! Çekinmek; saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak anlamına geliyor. Peki, kendi akranlarımız ve deneyimli meslektaşlarımız ile birlikte bir fikrimizi paylaşmak ya da onlarla diyaloğa girmek neden bizi utandırsın? Neden ve kimden korkalım? Bunu neden istemeyelim? Neyden kaçıyoruz? Bu tarz sorulara vereceğin her olumsuz ya da en azından kararsız cevap seni konferansa bildiri sunmaya bir adım daha yaklaştıracaktır.

4. Topluluk önünde konuşma konusunda güven sahibi değilim.
Bu mesleğin doğasında topluluk önünde konuşmak vardır ve güven deneyimle kazanılan bir niteliktir. Kendinizi bu tarz konuşmalarda rahat hissetmeye ne kadar erken alıştırırsanız mesleki hayatınız o kadar erken kolay ve eğlenceli bir hale gelir. Topluluğa karşı sunuş yapmak ilk başta kaçınılmaz olarak zor gelecektir. Bu durumu ileri yaşlara kadar ertelediğinizdeyse emin olun üzerinizde hissettiğiniz psikolojik baskı azalmayacak, aksine çoğalacaktır. Unutmayınız, özgüveniniz çaylak günlerinizin geride kaldığı gün sayısıyla orantılı olarak artacaktır.

5. Öğrenci konferanslarına katılımın beceri ve gelişkinliğime ekleyeceği bir şeyler olduğunu düşünmüyorum.

Bunda olumsuz bir yön aramaktansa sadece bu seferliğine katkı sağlayanın sen olacağını düşünebilirsin. Sahip olduğunu düşündüğün bilgi birikimini bizlerle paylaşabilir ve belki de bu sayede bir sonraki konferansımız için gönderilecek metinlerdeki kaliteyi kendinin de fayda görebileceği bir seviyeye yaklaştırmış olabilirsin. Böylelikle bir dahakine hem sen daha çok keyif alırsın hem de her defası için bu topraklarda oluşturulmaya çalışılan felsefi geleneğe katkı sağlamaya devam edersin. Bundan daha iyi bir fırsat bulamazsın.

6. Sunduğum fikirlerin başkaları tarafından benden izinsiz olarak kullanılabileceğinden çekiniyorum.
Kimsenin senin fikirlerini çalmasına izin vermeyeceğimize emin olabilirsin. Hepimiz o fikirlerin senin tarafından okulumuzda bizlerin önünde dillendirildiğine şahitlik etmeye hazırız.

7. Şu andaki meşguliyetim yeni şeylere vakit ayırmama engel oluşturuyor.
Şunu bilmelisin ki, eğer akademide bir gelecek istiyorsan hiçbir zaman şu andakinden daha az meşgul olmayacaksın. Eğer önce doktorayı bitireyim diyorsan şunların üzerine seni düşünmeye davet ediyoruz: okunacak yüzlerce ödev, sınav kağıtları, bölümdeki idari işler, öğrencilerle ofis saatleri, mesleki gelişim programları, sayısız bölüm toplantısı, sonu gelmeyen resmi yazışma ve diğer türlü elektronik yazışmalar, hazırlaman gereken raporlar, dahil olman gereken jüriler, akademi ormanında iş bulma ve sesini duyurma mücadelesinin sonsuz sayıdaki gerekleri… Bu yüzden içinde bulunabileceğin en boş vakit şu an.

8. Kongre tarihinde yetiştirmemiz gereken dönem sonu ödevlerim var ve önceliği onlara vermeyi daha uygun görüyorum.
Neden tam olarak o anda üzerinde çalışmakta olduğun konuyu seçmeyesin? Bundan daha iyi bir fırsat bulamazsın.

9. Yapılan işe atfettiğiniz o büyük önemi göremiyorum.
Bu tarz kongre, konferans ve etkinlikler mesleğimizin kalbinde yer alan uğraşlar. Eğer bunları önemsiz görüyorsan, ileride akademi ormanında yolunu nasıl bulmayı hayal ediyorsun? Nasıl iş bulacaksın? Fikirlerini nasıl ileteceksin ve de ilerleteceksin? Bütün mesleki hayatın yaptığın üretimlere dair meslektaşlarınla yaptığın tartışmalarla sarılı olacak ve her bir kimsenin çalışması diğerlerinin eleştiri ve katkılarıyla şekillenecek. Bu belirlenim ve belirleme pratiği başta kulağa itici gelebilir ama bilimsel üretimin temelinde yatan dinamiklerden biri de tam olarak bu.

10. Gerçekten iddialı bir konferans olsaydı dili İngilizce olurdu.
Şehir efsanesi. Oldukça sıkıntılı bir ön yargının klişeleşmiş dışavurumlarından biri. Elbette ki eğitim dili İngilizce olan ülkemiz üniversitelerinde İngilizce dilinde ya da İngilizce-Türkçe sunuş yapma opsiyonelliğine sahip lisansüstü kongreler düzenlenmesi beklenebilir. Hatta belki de gelecek senelerde kimi okullar bunu gerçekleştirmeye kalkışabilir. Fakat unutmayalım ki, dünyada belki de 100 milyondan fazla kişi Türkçe okuyup yazabiliyor. Ve bunların ne yazık ki sadece çok ama çok küçük bir yüzdesi doğru düzgün bir İngilizce hakimiyetine sahip. Felsefenin bu coğrafyalardaki insanların çalışmalarıyla da besleneceğini biliyor ve buna vesile olma niyetini taşıyoruz.

11. Kongre tarihleri benim için uygun değil.
Kongre tarihleri ev sahibi üniversitenin final dönemi gözetilerek ayarlanmıştır. Öğrencilerin katılımını kolaylaştırmak adına finallerin bitimini takip eden hafta uygun görülmüştür. Ne yazık ki bu durum diğer kimi okulların takvimi için talihsiz olabilir. Yine ne yazık ki böylesi çakışmalar herhangi başka bir tarih için de yaşanacaktır. Katılmaya istekli olup da kongre tarihlerinde idari ya da eğitimsel yükümlülükleri olup da katılamayacaklardan özür diliyoruz.

12. Bildiri özetimin reddedilmesinden korkuyorum.
Sonucun ne olacağını özetini göndermeden bilebilmenin hiçbir ihtimali yok. Adil bir hakemli kongre hazırlık süreci için vazgeçilmez yegane şart da bu oluyor zaten. Yazdığının diğer gönderilenlerden daha kötü olacağını veya kötü bir özet yazmaya mahkum olduğunu nereden bilebilirsin? Çoğu insan kendi içindeki gerçek potansiyeli keşfedemeden akademik yoldan ayrılır. Belki de bu yüzden Türkiye’de felsefe hedeflenen gelişkinliğe henüz kavuşamamıştır.

13. Hakemlerin gözünde ya da dinleyicilerin önünde rezil olmaktan korkuyorum.
Kime rezil olabileceğini düşünüyorsun ki? Orada akranların olacak. Bu konferans, ne öğrencilerin ellerinde çoktan tamamlanmış olağanüstü çalışmalar olduğuna ne de onların mükemmel sunum yapma yeteneklerine sahip olduğuna güvenerek gerçekleştiriliyor. Bilakis, öyle olmadığını çok iyi bildiğimiz ama aynı zamanda öyle olması gerektiğine sonsuz inancımız olduğu için yapıyoruz. Bir yerden başlayalım, tereddütle, korkarak veya diğer türlü. İlk adımı atarız, arkasından daha iyileri elbet gelecektir.

14. Daha önce bir deneyimim yok, o yüzden de kongrenin gerekliliklerini yerine getiremeyeceğimi düşünüyorum.
Buna katiyen karşı çıkıyoruz. Deneyimin, adı üzerinde, deneyerek elde edildiğini unutmamalısın. Kimse bu tarz kongrelere katılacağı ilk sefer için deneyim sahibi değildir.

15. Özetim kabul edilirse bildiriyi tamamlayıp zamanında teslim edemeyebilirim.
Neden vakit bulamayacağını düşünüyorsun? Senden bekleneni, öncesinde bildirinin özetini sunarak kendin belirlemiş oluyorsun zaten. Geriye kalan tek şey ise bunu geliştirip detaylandırmak için elinden geleni yapman. Konferans anı senin düşüncelerini mükemmelleştirmiş olman gereken an değildir. Tam da tersine, o an senin orada sunmakta olduğun fikirlerini mükemmelliğe doğru ilerletebilmen için gerekli geri bildirimleri alacağın yerdir. Bir yerden başlamazsan, herhangi bir yere de varamazsın.

16. Ben bu tarz organizasyonlara katılımı kariyerizm olarak görüyorum.
Kariyerizm: Kariyer* yapmayı en yüksek amaç olarak gören düşünce sistemi.
*Kariyer: Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık.

Bu iki tanım gösteriyor ki bir kongreye bildiri sunmak kariyerizm değil ama kariyerini önemsemektir. Öte yandan yerici anlamıyla kullanıldığında ise kariyerizm; kariyerini hayatta ve evrende en yüce amaç olarak gören kimselerin düşüncesini tanımlar ve bu sağlıklı bir anlayış olarak görülmez. Yukarıdaki tanımda da verildiği haliyle gerçek anlamıyla kariyer, zamanla ve aralıksız çalışma ile elde edilen aşamalı uzmanlık ve başarıdır.

Son olarak kariyerizm, bir insanın kariyerinde ilerlemek için her türlü vicdansızlığı yapabilecek derecede aklını yitirmesi ile karikatürize edilirken; kariyerine gönül vermek kendinin ilerlemesinden çok mesleğin kendisinin ilerletilmesi ile el ele gider.

17. Katılımımın başkalarınca kariyerizm olarak adlandırılmasından çekiniyorum.
Bunu diyenler, en kibar deyişle, seni kıskanıyor olmalılar. Kendine uygun gördüğün ve gerçekten istediğin yolda yürümekte kararlıysan, konuşulanlar arasında hedefsiz gördüğün tahrip edici eleştirilere kulak kapatmayı öğrenmelisin.

18. Gerçekten de doğru düzgün bir şekilde hazırlanabilecek bir bildiri konusuna dair gerekli bilgi birikimine sahip değilim.
Olmaması nasıl mümkün olabilir ki? Lisans eğitimini tamamladın. Belki bir lisans bitirme tezi yazdın ve lisansüstü öğrencisi olduğuna göre o tezin başarılı bulunmuş olunmalı. Belki master tezin için tez-öncesi seminerini başarıyla geçtin. Belki master tezini sunmaya yakınsın ve elindeki metini jüriden önce akran değerlendirmesine açmayı istiyorsun. Belki artık master derecesi sahibisin, doktoraya kabul edildin ve artık tam olarak bu mesleğin içindesin. Özet gönderme hakkına sen sahip değilsen, başka kim olabilir ki?

19. Önce bir kere dinleyici olarak katılayım, sonra belki bir vakit konuşmacı olurum.
En iyi dinleyici, dinlemekte olduğu konuşmadan sonraki konuşmayı kendisi yapacak kişidir. Dinlemeyi öğrenmenin en etkili yolu konuşmayı öğrenmek için çaba göstermekten geçer.

20.Özetlerin teslimi için mevcut kalan süreyi çok az buluyorum.
Son teslim tarihi 25 Ekim ve biz bildirinin tamamlanmış halini değil sadece bildiri özetini senden bekliyoruz. Önünde ucu açık bir zaman olsaydı emin ol bir özet yazman çok daha zor hale bürünürdü.